GYRO İLE İLK TANIŞMAM ?

Gyrocopteri ilk duyduğumda havacılığa yeni adım atmış ve microlight heycanı ile dopdolu biriydim . Microlight ile uçabiliyor olmanın heyecanı ve zafer duygusu beni o kadar sarmıştıki daha fazlasını istemiyordum . Zaten hayallerine kavuşmuş birinin doygunluğu ile 3-5 sene sonrasına kadar bir arayış içinde de olmadım .

 Türbülanslı havalarda ve özelliklede uçtuğum bölgenin rüzgarlı havalarında beni oldukça zorlayan microlightıma alternatif arayışım önce STOL tipli ultralightlardan başladı . Kapalı kokpitteki uçuş denemelerim beni hiç tatmin etmedi , tam olarak ne aradığımı bilmiyordum ama her zaman açık kokpitte uçmak istediğimden emindim . Yıllarca açık kokpitte uçmuş birisi olarak kumaş pantolonla kapalı kokpite oturduğumda kendi kendime ceza çektiriyormuşum gibi geldi ve uçuşun boşa gittiği düşüncesine kapıldım . İnternetten görebildiğimiz gyro videoları çok heyecan ve yanında onlarca soruyuda beraberinde getirdi .

Gerçekten söylendiği kadar kısa mesafeden kalkıp inebiliyor ve çok kötü havalarda bile stabil uçabiliyormuydu ?

Sorularımın cevaplarını bulabilmenin tek yolu uçuşu denemekti ve bunun için Alamanya'ya tecrübeli öğretmen pilot Thomas Kiggen'in yanına gittim . Bir saatlik uçuşun sonunda bir çok sorumun cevabı verilmişti bile . O kadar etkilenmiştim ki kalan soruların cevaplarının ne olduğu artık umurumda bile değildi .

 Doğru bir başlangıçtı .

 Aynı seyahatimde Alamanya'daki ultralightlar hakkında bildiğim en geniş kapsamlı fuarda incelemeler yapma imkanım da oldu .

 Döndükten birkaç ay sonra İspanya'ya gyronun ana vatanına uçuşu öğrenmeye ve ELA firmasının fabrikasını görmeye gittim .

İlk eğitimimi microlight hocam Sekan Özcezarlı ile birlikte oranın en tecrübeli eğitmenlerinden Angel Malagon'dan aldık . Gyro dünyasıyla tanışmaya tam yerinden başlamış olduk .

 Eğitim sabah gün doğumuyla başlıyor ve öğlen yemeğine kadar çok sıkı devam ediyordu . Şimdi bir eğitmen olarak anlıyorum ki bütün gün boyunca arka koltukta uçmak pek yorucuymuş .

Öğlenleri kasabanın tek restoranında toplanıp hocamız Angel'in her seferinde bir başka şehirden ziyaretine gelmiş bir çok farklı gyro pilotu ve eğitmen ile sohbetler ediyorduk . Her ne kadar konuşmaların çoğu İspanyolca idiysede bize tercüme edildiği kadarı ile ve vücut dillerinin bize anlattığı kadarıyla öğrendiklerimizle iyiden iyiye gyrocu oluyorduk .

.............

 

Gyrocopterin uçuş prensibi biraz daha farklı ve belkide biraz daha karmaşık olarak algılanabilir , her ne kadar aynı aerodinamik prensiplerle uçsada bazı özellikleri alıştığımızın dışındaymış gibi bir algı uyandırabiliyor . İşte bu anlamda her zaman hala öğrenmeye açık olmak gerekiyor . Elbette ki buna kimsenin itirazı olmayacak ve kabul edecektir ama en önemlisi paylaşılarak alınan bilginin hazmedilmesi ve kabullenilebilmesi . Yani diğer pilotlar ve ya teknik eleştiri yapan kişilerden gelebilecek öneri ve tenkitleri dikkate alabilme ermliliğini gösterebilmek . Bu nedenle her seviyede iken özellikle diğer pilotlardan ve belkide öğrencilerimizden öğrenirken ağır başlı ve tevazulu olunabilmeli . Öğrenme gözü ile bakılmalı .

 

 

....................

 EĞİTİM NOTLARI :

 

NEDEN GYROCOPTER ?

 Diğer bazı çok hafif motorlu hava arçları ile uçanlar bilirlerki türbülanslı havalarda uçmak oldukça zorludur . Microlight pilotlarının aralarında hep havanın onları ne kadar salladığı ile ilgili bir çok tecrübelerinin sohbetleri geçer . Gyrocopterde hızla dönen rotorun havayı keserek ilerlemesinden dolayı türbülans çok az hissedilir . Düzensiz ve ya dikey hava akımları yunuslama ve ya yatış ekseninde hareketlere sebep olmazken , kuyruk kaçmalarına yani sadece yaw ekseninde bazı düzensizliklere sebep olabilir ancak bu pilot tarafından ani düzeltme kumandaları vermeyi gerektirecek bir durum oluşturmaz .

 Bir çok uçak uçuş keserken gyrocopter uçuşa çıkar . Pilot neredeyse her zaman uçabileceği bir hava aracının özgürlüğünü hisseder . Ben microlightla bir yılda 100 saat uçarken aynı koşullarda bir yıl içinde 250 saat uçabiliyorum .

 Düzensiz hava akımları içinde stabil uçabilme kabiliyeti sayesinde daha alçak uçabilir . Uçma hissi yere yakınlaştıkça kıymetlenir . Yükseldikçe ufuk hissiyatı azalır ve yere yaklaştıkça uçtuğunuzu daha da çok hissedersiniz . Yere yakınlaştıkça yeri daha iyi görebiliriz . Böylelikle arama-kurtarma , gözetleme ve havadan çekimler gibi görevler daha başarılı olarak yapılabilir .

 Motor arızası sonucu olabilecek acil inişlerde çok dar alanlara inebilir ve iyi bir pilotajla yerde birkaç metre bile gitmeden durabilir . Bu da emniyetli uçuş duygusu açısından en önemli farkıdır .

 Stall olmaz ve sıfır süratte bile havada kalabilir . 500 feet in altında olmamak koşulu ile .

 Helikoptere çok benzer kabiliyetlere sahip olmasına rağmen işletim maliyeti 4-5 kat daha düşüktür .Bir helikopterin uçabilmesi teknisyeninin bakım ve kontrolleri sonucu attığı imzaya bağlıdır , gyrocopterde ise pilot kendi bakımlarını yapar ve sorumluluğunuda alır .

 

 GYROCOPTER NEDİR?

 

Küçük bir helikoptere benzer , peki farkı nedir ?

 Helikopter kaldırma gücü meydana getirebilmek için motordan aldığı güçle rotoru çevirir ve bunu tüm uçuş boyunca devam ettirir . Gyrocopter rotoru ise uçuş süresince otorotasyonda yani serbest dönüş halinde ve motordan güç aktarmadan kaldırma kuvveti meydana getirir .

 Helikopter havayı rotordan aşağı iterek irtifa alır ve rotoru öne vererekte ileri yönde hareket eder . Gyrocopterde rotor geriye doğru yatık durur ve hava akımı tüm uçuş boyunca rotorun alt tarafından geçerek rotorun dönmesini sağlar . Rotor aynı zamanda kaldırma kuvveti yaratır .

 Helikopterde motor arızası meydana gelince bir mekanızma ile rotor motordan ayrılır ve rotor serbest dönüşe geçirilir . O andan itibaren iniş prosedüründe gyrocopter gibi davranır . Gyrocopter ise hep zaten otorotasyonda uçtuğu için aynı prensipte inişini yapar .

 Helikopter dikey olarak kalkış ve iniş yapabilir , gyrocopter ise kalkış için uçak gibi koşturabileceği bir piste ihtiyaç duyar .

 En önemli teknik farklılık ; helikopterin rotoru döndürürken meydana getirdiği ve kuyruk pervanesi ile sürekli olarak düzelttiği burkulma etkisidir . Gyrocopterde böyle bir burkulma olmadığı için bir çok karmaşık sisteme ihtiyaç duyulmaz .

 

OTOROTASYON NASIL MEYDANA GELİR ?

 Bunun en kolay tanımlamasını yapmak için rotorun kendiliğinden dönüşünü öncelikle rüzgar güllerine benzetmek doğru olur . Aynı şekilde rotorunda altından geçen hava akımları rotora bir yönde döndürme etkisi yaratır . Gyrocopter motorunun itme gücü ile ileri giderken zaten hep arkaya doğru açılı yatık duran rotorun altından hava akımı geçmektedir . Sıfır sürat olduğunda ve veya motor gücü tamamen kesildiğinde de aşağı doğru dikey bir hareket olacak ve gene rotorun altından hava akımları geçecektir . Yani fizik kuralları değişmediği ve gyro havada olduğu sürece otorotasyon mutlaka devam edecektir .

 

Sonuç olarak yeterli hızda dönmekte olan rotor pallerinde kaldırma kuvveti meydana gelir .